"Mehter marşını açtılar, bize dinlettiler, bize küfür hakaret ederek resmen bizi sanki bu ülkede hiç yaşamamışız gibi farklı bir yerden gelmişiz gibi muamele gördük"
24 Mayıs 2023 - 11:14
Kadıköy Moda Sahilinde gençler ve polis arasında bir sıkıntı yaşandı. Kürtçe müzik dinleyen gençler gözaltına alındı ve bu arada işkence gördüler, darp edildileré
Geçtiğimiz gün Kadıköy Moda Sahilinde gençler ve polis arasında bir sıkıntı yaşandı. Kürtçe müzik dinleyen gençler gözaltına alındı ve bu arada işkence gördüler, darp edildiler ve bu da kamuoyunda önemli bir yankı oluşturdu. İşte bu olay sonrasında birtakım gelişmeler yaşandı. Biz de konu ile ilgili hemen müdahil olduk, Yeşil Sol Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu olarak hemen konuyu Meclis’e taşıdım, İçişleri Bakanlığı’na bir soru önergesi verdik ve Kürtçe şarkı söylemenin, halay çekmenin suç olarak mı kabul edildiğini sorduk! Bu yapılan işkenceler neden yapılmıştır? Neden böyle insanlar yere yatırılarak ters kelepçe ile mehter marşları dinletilmiş ve bu da özellikle polis tarafından kayda alınmıştır? Bu kabul edilemez dedik ve birçok soru sorduk soru önergemizde! ÖFG TV’de Bugün İdris Akpınar ve Cahit Kurt konuğumuz. Konu nasıl yaşandı? Neler yaşandı? Konu Türkiye gündemine düştü ve herkes bir tarafından konuyu tartışıyor! Bize meselenin tüm boyutlarını anlatır mısınız?
Bana vurduktan sonra “Sen kimsin? Avukatın kim?” diyerek cümleler kullandı bana karşı! Hem dövdü hem de küfür etmeye başladı.
Cahit Kurt: Ben arkadaşım ile birlikte eve geçmeyi planlıyorduk. Arkadaşlarım Moda Sahiline gidince, arkadaşımı arıyordum, onu bulmak için o tarafa yönlendim. 2 kez silah sesi duyunca sesin geldiği tarafa gitmeye başladım. Barış arkadaşı arabanın içinde darp ediyorlardı. Sonrasında ben orada durunca, 2 polis memuru benim koluma girip beni de arabaya attılar. Dinlemeden etmeden, benim orada suçum da yoktu. Beni arabanın içine attılar, “Suç işlemedim, niye götürüyorsunuz?” diye polise söyledim. “Sus konuşma. Otur yerine.” dedi. Ben “Avukatımı talep ediyorum.” deyince bana vurmaya başladı. Gözümde görüldüğü gibi darp izi var. Bana vurduktan sonra “Sen kimsin? Avukatın kim?” diyerek cümleler kullandı bana karşı! Hem dövdü hem de küfür etmeye başladı. Emniyete götürüldük sonrasında. Ben olayın başında yoktum, sonunda geldim.
Ömer Faruk Gergerlioğlu:Siz olaya sonradan dahil olan dışarıdan tepki gösterip oraya koşturup olayı izlerken gözaltına alınan bir kişisiniz.
Mehter marşını açtılar, bize dinlettiler, bize küfür hakaret ederek resmen bizi sanki bu ülkede hiç yaşamamışız gibi farklı bir yerden gelmişiz gibi muamele gördük
Cahit Kurt:Evet. Zaten savcının hâkimin yanında bunu dile getirdim, herhangi bir polise hakaret etmediğimi söyledim, polise karşı mukavemet göstermedim. Dururken beni alıp götürdüler. Emniyete götürdükleri sırada bizi yere uzattılar, gözlerimize biber gazı sıktılar, bizi döverek, işkence yaptılar. Şarkı açtılar. “Moda sahiline bir daha girmeyeceksiniz, burada sizi görmeyeceğim.” gibi sözler edildi bize. Mehter marşını açtılar, bize dinlettiler, bize küfür hakaret ederek resmen bizi sanki bu ülkede hiç yaşamamışız gibi farklı bir yerden gelmişiz gibi muamele gördük biz. Hukuksuz olarak yargılandık, bize yapılan hukuksuzluktu. Devletimiz bunu göremiyorsa, bize savcılıkta direkt tutuklama kararı çıkartıp mahkemeye gönderebiliyorsa bu hukuksuzluktur. Bizim videolarımız var.
Ömer Faruk Gergerlioğlu:Burası karakolun bahçesi değil mi? Bu muamele kaç dakika sürdü?
Cahit Kurt:4 saatten fazla sürdü.
Ömer Faruk Gergerlioğlu:4 saat böyle bir halde miydiniz?
Cahit Kurt: Müzik açılmadan önce darp edildik, bizi dövdüler, küfürler ediyorlardı. Gelen giden vuruyordu bize.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Doktor raporu verilirken sizdeki darplar doğru bir şekilde kayda geçirildi mi?
Darp cebir izi yoktur denildi, polisin söylediği şekilde yazdı biz de çıktık.
Cahit Kurt: Geçirilmedi çünkü polislerin söyledikleri yazıldı, yok denilerek onların dediğini yazdı. Darp cebir izi yoktur denildi, polisin söylediği şekilde yazdı biz de çıktık.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Muayene edilmediniz mi?
Cahit Kurt: Muayene edildik, hastaneye götürüldüğümüz zaman polis yanımızdaydı, doktorun yanında polis ve biz vardık. “Herhangi bir şey var mı?” dediler, var diyecektim polis müdahale etti “Yok” deyince herkese yok yazdı, hiçbir şey olmamış gibi, raporumuzu almadan polisler araca götürdü.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Kürtçe müzik ile halay çeken kişileri izliyordunuz. Polis geldi ses aletini aldı öyle mi?
İdris Akpınar: Aldı, kimlikleri verdiler, hiç sorun yoktu. O anda polis aldı çocuklar “Niye alıyorsunuz? Biz bir şey yapmadık.” Dedi, “Seni de alırız.” Dedi.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Peki polis ses aletini alma gerekçesi olarak ne gösterdi?
Vurmaya başladı. “Teröristsiniz. Vatan hainisiniz.” dedi.
İdris Akpınar: Çevredekiler rahatsızmış, insanlar orada eğlenebilir. Bir anda 2 kişiyi polis arabanın içine aldı vurmaya başladı. O anda ben gittim oraya. Ben dedim ki: “Siz ne yapıyorsunuz? Yaptığınız suç. Darp edemezsiniz.” Dedim sonrasında çıktılar, o anda silah sesi duyuldu, silah, biber gazı sıktılar. Sonrasında korkudan kaçtılar. Ben de video çekmeye başladım çünkü orada yapılan yanlış şeyler vardı. Suçsuz yere gençleri dövüyorlardı, telefonumu aldılar, videoyu sildiler, karakola götürdüler. Karakola götürmeden dövdüler, arkadaş: “Avukat talep ediyorum.” dedi. “Avukat mı talep ediyorsun?” deyip daha çok dövdüler. Bana dediler ki: “Kim çekti videoyu?” “Ben çektim.” dedim, arabadan indi benim tarafıma geldi bana saldırmaya, vurmaya başladı. “Teröristsiniz. Vatan hainisiniz.” dedi. Orada hiçbir şey yapmadık, ne alaka “teröristlik” hainlik? Sonrasında karakola götürdüler, ters kelepçe yaptılar, biber gazı sıktılar yüzümüze onları görmemiz için galiba.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Araçtan indirdikten sonra ters kelepçe yapıp durup dururken gözünüze biber gazı sıktılar.
Doktor hanım vardı orada bize “Siz darp edildiniz mi?” diye sordu biz de “Yok” dedik, “Nasıl darp edilmediniz? Yüzünüzü görmüyor musunuz?” dedi!
İdris Akpınar: Galiba onları tanımayalım diye üstüne kafamızı eğdik, kimseyi görmedik. Hastaneye gidecektik dediler ki: “Eğer darp raporu alırken “Darp edildik.” Derseniz bunun gelişi var siz bilirsiniz.” Dediler. Gidene kadar dayak attılar, vurdular. “Sizi darp ettik mi?” dedi, biz de “Darp etmediniz.” dedik. “Tamam hastaneye giriyoruz.” dedi. Hastaneye girdik doktor hanım vardı orada bize “Siz darp edildiniz mi?” diye sordu biz de “Yok” dedik, “Nasıl darp edilmediniz? Yüzünüzü görmüyor musunuz?” polis yanımızdaydı “Bize bir şey yapmadılar.” Dedik, sonra arabanın içinde yine vurdular gidene kadar, gittikten sonra bizi yine 2 saat beklettiler.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Yine yerde ters kelepçeyle öyle mi?
Arkadaşımıza bir polis vurdu, onun eli incindi. Kendisi sırtına vurdu, eli incindi, darp raporu aldı!
İdris Akpınar: Akşam vakti ayakta ters kelepçe yaptılar. Polis yanıma gelip bana “Sen vurdun.” dedi, “Ben vurmadım.” dedim, kimse vurmamışken “Siz vurdunuz.” dediler. Arkadaşımıza bir polis vurdu, onun eli incindi. Kendisi sırtına vurdu, eli incindi, darp raporu aldı, elimiz kelepçeli nasıl vuracağız?
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Klasik metotlar bunlar! Çok kötü bir zulme, işkenceye uğramışsınız. Medya oradaki kişiler polise saldırdı, vurdu iddiaları ile haber yapıyor bu konuda ne dersiniz?
İdris Akpınar: Umarım onlar da bu duruma düşmezler çünkü o arkadaşları ben tanımıyorum, ben “Banane” diyerek evime gidebilirdim ama oradaki insanlar onlar da olabilirdi. O darp edilirken onlar da orada olabilirdi. Ben bunu kabul etmiyorum.
Bize “Tanrı Türk Polisini korusun” diye sloganlar atın dediler! İşkenceye maruz kaldık, ne yapacağımızı bilemiyorduk.
Cahit Kurt: Onlar o şarkıyı açtıkları zaman kendileri dinleyip kendileri video çektiler orada. Videonun başı yok, sonuna eklemişler, bize küfür ederek, bizi darp ederek, bize ağza alınmayacak kelimeler söyleniyordu. Kendileri o şarkıyı açıp nedense vatan haini olduk! “Tanrı Türk Polisini korusun” diye sloganlar atın dediler! Adliyeye çıkacağımız gün Seyithan arkadaşa emniyetin kapısının önünde bir polis memuru ona “Tanrı Türk Polisini korusun” diye slogan attırdı ona bağıracaksın denilerek slogan attırdı. İşkenceye maruz kaldık, ne yapacağımızı bilemiyorduk.
İdris Akpınar: Ben anlamadım niye böyle bir şey yaptılar! Sanki düşman askerlerini yakalamışlar, onlara bir şey göstermek istiyorlar! Biz de bu ülkenin insanlarıyız neden bunu yaptılar anlamadım. “Teröristiniz, hainsiniz” dedi. Düşman askeri olsak bile böyle bir şey layık görülemez, suçu varsa tutuklayıp hapse atarsın, böyle bir şey yapamazsın.
Polis suç işlemiştir, biz bununla ilgili soru önergemizi verdik.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Kesinlikle bu kabul edilecek bir hadise değil. Polisin görevi eğer ki bir zanlı varsa, gözaltına almak, gözaltından sonra savcılığa sevk etmektir ve karakolda işkence yapmak suçtur ve bunu da suç olduğunu bile bile videoya çekip pervasızca yayınlamak da nasıl bir hale gelindiğinin çok üzücü bir tablosudur. Hem işkence yapıp işkence üzerine istediği sloganı attırmak, doktor darp raporunu engellemek, yaptıklarını videoya çekip kamuoyuna pervasızca yayınlamak suç üstüne suç fiilleridir. Polis suç işlemiştir, biz bununla ilgili soru önergemizi verdik. Sanırım suç duyurusu da yapmışsınızdır, bu kesinlikle adli ve idari olarak kabul edilebilecek bir hadise değil ve cezalandırılması gerek.
Cahit Kurt: Bazı medyalarda bizim haksız olduğumuzu gösteriyorlar. Polisi dövmüşüz gibi haber yapmışlar, vatan haini diyerek paylaşımlar yapılmış ki zaten onlara karşı suç duyurumuz olacak. Biz vazgeçmeyeceğiz çünkü gerçekten hukuksuz olarak yargılandık, hukuksuz olarak işkence gördük, dayak yedik, darp edildik, buna kimse sessiz kalmaması lazım, hepimiz duyarlı olalım, hepimiz bu toprağın bir evladıyız. Olmaması gereken bir şey ama yapılıyor işte! Her şey göz önünde! Bu yüzden de her şekilde hakkımızın arkasında durup almaya çalışacağız. Bu durumda herkes olabilirdi. Belki başka birinin çocuğu ya da kendisi de olabilirdi. Herkesin duyarlı olmasını istiyoruz. Polisin darp edilmediği, hakaret edilmediği ortada, yüzlerce kişi vardı, video da çekildi. Video çekenler paylaşsınlar.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Müzik dinlemenin engellemesi sonrası yapılan müdahaleye karşı kendini korumaya çalışan gençler vardı diyorsunuz. Peki bu polis memurlarının bu kadar rahat, bu kadar kendinden emin tavırlarını nasıl yorumluyorsunuz?
Ben de Türkiye vatandaşıyım, ben de Türkiye’nin evladıyım! Ben Kürt olduğum için bunu yapması hoş değil.
Cahit Kurt: Ben de Türkiye vatandaşıyım, ben de Türkiye’nin evladıyım, istediğim yerde müziğimi dinleyebilirim, istediğim yerde şarkımı dinleyebilirim. Bugün benim Kürt olmama dayanarak beni öyle bir şekle koyduysa beni yere yatırıp “terörist” muamelesi yapıyorsa o zaman başkasına da yapması lazım. Herkesin sosyal medyası var. Ben Kürt olduğum için bunu yapması hoş değil.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Kürtçe ve halaya yönelik özel bir alerji olduğunu hissediyorsunuz değil mi?
Cahit Kurt: Öyle olmasa bu durumda olmazdık.
Haber TV’leri bizi dinlemediler, suçlu olarak gösterdiler. Polislere vurdular denilerek gösterildik. Gelsinler bizi tanısınlar.
İdris Akpınar: Bazı haber kanalları özellikle Show Tv’de gördüm, diğerlerinde görmedim, bizim suçlu olduğumuzu göstererek paylaşmışlar. Bizi dinlemediler, suçlu olarak gösterdiler. Polislere vurdular denilerek gösterildik. Gelsinler bizi tanısınlar. “Ne yaptınız?” diye sormadan bize “Polislere vurdular.” Denildi. Sorun, araştırın, araştırılmadan bizim suçlu olduğumuzu söylüyorlar. Neden bunu yaptıklarını hala anlamış değilim.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Son zamanlarda güvenlik görevlilerinin aşırı bir güç gösterisi yapma isteğini hep görüyoruz. Kendilerini sorgulanamaz, çok güçlü, istediğini yapabilen, istediği küfrü hakareti yapabilen kişiler olarak görüyor. Aslında onlar da sizin bizim vergilerimiz ile, maaşlarını alan kamudaki memurlar! Bize hizmet için varlar, bize haksızlık yapmak için, zulmetmek için var değiller! Teşekkür ederiz, sanırım Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nda gördüğünüz işkence ile ilgili bir tespit ve rapor düzenleniyor. Onları da almanız son derece önemli, konunun peşini bırakmayın çünkü gördüğümüz kadarıyla ağır bir şekilde size zulmedildi ve kamuoyu da bu zulmün karşısında. Bunu da söyleyelim, yalnız değilsiniz, vicdanlı kamuoyu yanınızda, biz milletvekili olarak yanınızdayız, konuyu şimdiden takibe aldık, takip ediyoruz. Bu zulmü bu haksızlığı kabul etmiyoruz ve kamu görevlilerinin kendilerini sorgulanamaz kişiler olarak görmesi bu pervasızlığı da kınıyoruz, kabul etmiyoruz değerli arkadaşlar. Konunun peşini bırakmayacağız.
AK Parti yetkilileri: “Biz Kürtlerin haklarına sahip çıkıyoruz.” diyor ama işte AK Parti-MHP Cumhur Zulüm İttifakı’nın iktidarında Kürtçe müzik dinleyip halay çektiği için gençler darp ediliyor, hakaret görüyor
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun bu konuda bir açıklama yapması gerektiğini söylüyoruz. AK Parti yetkilileri: “Biz Kürtlerin haklarına sahip çıkıyoruz.” diyor ama işte AK Parti-MHP Cumhur Zulüm İttifakı’nın iktidarda olduğu bugünlerde Kadıköy Moda Sahilinde Kürtçe müzik dinleyip halay çektiği için gençler darp ediliyor, hakaret görüyor, gözaltında biber gazı, ters kelepçe ve her türlü darp ile karşılaşıyor! İşte Türkiye’nin fotoğrafı bu, 28 Mayıs’ta ilk başta Kürt vatandaşlar oy verirken bu görüntüleri gözlerinin önünden uzaklaştırmasın ve aynı zamanda da tüm duyarlı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları Kürt olmalarına gerek yok Kürt, Kürt’e, Kürtçeye, halaya yönelik bu hakaretleri kendilerine yapılmış gibi hissederek kararlarını versinler.
Bu haber 1596 defa okunmuştur.







FACEBOOK YORUMLAR